CEMAL SÜREYA SOKAĞI

Cemal Süreya’nın ölüm yıldönümüydü dün.

Hayat kısa, kuşlar uçuyor” derken 55 yaşındaymış. 9 Ocak 1990 günü henüz 59 yaşındayken de bu hayata veda etmiş. Ne erken bir yaş gitmek için değil mi?

Kadıköy Caferağa mahallesi’nde bulunan Cemal Süreya Sokağı’na gittim bir kaç ay önce. Hem şairin evini görmek istedim, hem de Kadıköy Belediyesi’nin 2016 yılında yaptırdığı Süreya şiirli kaldırımları fotoğraflamaya.

Evine 5-6 adım kala, o meşhur iki dizeli şiiri karşıladı beni;

“Hayat kısa, kuşlar uçuyor“

Elimde telefonumla şiire bakarken çok enteresan birşey oldu. Kot ceketimde kurutulmuş çiçek bir broşum vardı…pıt diye yere düştü. Ardından kaldırımda dolaşan bir kedi çiçeğe doğru zıpladı. Tam o anı elimdeki telefonla çekmeye çalışırken, kedi de birden çiçeği kapıp ortadan kayboldu. Hoppala… fotoğrafın kurgusunu bu şekilde planlasan olmaz!!!

Çok sevdiğim o şiire; bir kedi, bir de çiçek misafir etmiş oldum: Ay hayat ne güzelsin bazen!

Cemal Süreya’nın yaşadığı apartman bakımsız bir bina. Korkarım ki çok yakında bu sebepten dolayı kentsel dönüşüme de girecek.

Binaya bakarken bir şey dikkatimi çekti. Pencere altları sarı lacivert boyalıydı.

Cemal Süreya’nın koyu bir Fenerbahçeli olduğunu biliyorum. Bundan dolayı olabilir mi diye düşünürken, mahallede sorduğum bir iki kişi de pek yanıt veremedi.

Cemal Süreya’nın kadınlara düşkün olduğunu hepimiz biliyoruz. Hayatta en çok sevdiği kadın Zuhal Tekkanat olmalı… ki, iki kere evlenmiş onunla.

İkinci karısıymış Zuhal hanım. Sonra boşanmışlar. Dördüncü eşi olarak tekrar evlenmişler.

Cemal Süreya, Zuhal hanıma ilk evlenme teklifi ettiğinde, aralarında geçen bir diyalog var, çok hoşuma gider.

Beyoğlu’nda Edebiyatçılar Derneği’nin açılışındalarmış bir gün. Zuhal Tekkanat’da şair.

Cemal Süreya gelmiş… herkesin içinde, “Madam, matmazel, benimle evlenir misiniz?” demiş.

Zuhal hanım o sırada yaşlı profesörlerle sohbet halindeymiş üstelik. Aniden gelen bu evlilik teklifine bocalamış.

Şöyle bir yüzüne bakmış Cemal Süreya’nın, kılık kıyafetini de pek beğenmemiş, “Üşüdüm” demiş.

Sonraki altı ay flört etmeye başlamışlar. Ve sonunda evlenmişler.

Zor adammış Cemal Süreya…

Çok uğraşmış Zuhal hanım onla.

Cemal Süreya’nın Zuhal hanıma yazdığı bir mektupta, söylemiş olduğu bu sözler de çok hoşuma gider. Sanki içine minnet doldurmuş.

“Her şeyimi sana borçluyum. Sana rasladığım sıralar yıkıntılıydım. Sen onardın beni. Tuttun elimden kaldırdın. Ben de ekmek gibi öptüm alnıma koydum seni, kutsadım.” 

Ahhhh bunlar nasıl sözler…

“Ekmek gibi öptüm alnıma koydum, kutsadım seni” 

Gel de aşık olma bu çirkin adama.

Nur içinde yat, canım Süreya
💙🙏

Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe

2 Comments

  1. Ismail YILDIZ Ocak 10, 2018
    • Wanderlust Zu Ocak 10, 2018

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: