Bir Kış Masalı: KARS Gezilecek Yerler – Bölüm 2

Dün Kars seyahatimin ilk bölümünü yazmıştım.

Bir Kış Masalı : Doğu’nun Kristali KARS okudunuz mu ?

Kars Havalimanı’ndan şehir merkezine uzaklık 7 km.

Kars Tren İstasyonu’ndan şehir merkezine uzaklık ise 1 km’dir.

Kars Harakani Havalimanı’nda bizi bekleyen tur rehberimiz ile birlikte iki gün boyunca bizi gezdirecek olan otobüsümüze geçtik. Masmavi bir gökyüzü, pırıl pırıl bir güneşle, ilk ziyaret noktamız olan kiliseden dönme Fethiye Camisi’ne doğru yola çıktık.Bölüm 2 – Kars’ta Gezilecek yerler :

1-     Fethiye Camisi

Asıl adı : Alexander Nevski Katedrali

Ruslar tarafından işgal edilmiş Kars’ta, 19. yy sonlarında Baltık mimari tarzında yapılmış muhteşem bir yapı; günümüz ismi ile Fethiye Camii.

Tarihi eser olan kiliselerin camiye dönüştürülmüş olması beni derinden üzüyor. Camiye dönüşürken neler neler de gidiyor aslında.

Kubbeler, mozaikler, resimler… hepsine vuruluyor bir badana;  kubbeler kaldırılıyor, iki düz minare çekiliyor yerine… yüzyıllık ikiyüzyıllık bin yıllık tarihi eserler antik halinden hurdaya dönüşüyor adeta.

19.yy’da yapılmış bu güzeller güzeli katedral, 1985’te camiye dönüşmeden önce “kapalı spor salonuymuş” üstelik!!! Bir takipçi arkadaş demişti; “çay bahçesi yapmadıklarına dua edin” diye.

Valla artık neye dua edeceğime şaşırdım ben. En iyisi mi yıkmadıklarına dua edeyim gari!

İçi çok üzdü beni. Dışında kalan o etkileyicilik keşke içinde de bırakılsaymış.

Malesef! Hepsini yok etmişiz. Tarihi hiçbir şey bırakmamışız. Yirmi-otuz yıl süreyle spor salonu olarak kullanılmış bir yapıdan geriye de ne kalır ki zaten; birkaç kapı duvar.. şükür!

 

2-      Kümbet Camii:

Asıl adı : 12 Havariler Kilisesi

Kars’ın sembollerinden biri olmuş muhteşem bir kilise; günümüz adı ile Kümbet Camii.

Tam tamına 1086 yıllık bir yapı. Kars Kalesi’nin eteklerinde Kaleiçi mahallesinde yer alıyor. Kars Kalesi’ne çıkmadan hemen önce ziyaret edilmesi gereken önemli bir noktada.

Ermenilerin Bagratlı Krallığı döneminde Kral Abas tarafından M.S 932-937 yıllarında büyük bir kutsallığı olan 12 Havarileri anma münasebetiyle şehrin ilk Ermeni-Gürcü Kilisesi olarak yapılmış.

1064 yılında Müslüman egemenliğine geçince, camiye dönüştürülerek Kümbet Camii adını almış.

•Bölge Rus hakimiyetine geçince camii Rus Ortodoks Kilisesine çevrilmiş,

•1918 yılında Türk hakimiyetine girince yeniden cami olmuş.

•1964 yılında ise müzeye dönüştürülerek, Kars´ta yapılan kazılardan elde edilen tarihi eserler burada sergilenmeye başlanmış.

•1993 yılında ise camiye dönüştürülmüş.

Mimarisi oldukça farklı. Kubbesi konik biçiminde, dört yonca yaprağını andıran kubbe altındaki nişler, içte yuvarlak dışta beş köşeli tasarlanmış.

Ruslar 19.yy’da Kars’ı işgal ettiğinde, bu yapıya 3  kapı eklemiş (batı, kuzey ve güney girişindeki kapılar) bu kapılar yapının mimarisine o kadar uygun biçimde yapılmışki, rehber bahsetmese sonradan ilave edilmiş olmalarını anlamanıza imkan bile yok.

Fethiye Camisi’nde üzüldüğüm gibi, bu yapınında sürekli; kilise cami – cami kilise – müze cami olarak dönüştürülmüş olması moralimi bozdu. Ama bir yandan da mutlu oldum, çünkü içi gerçekten güzel bırakılmış; akustiğini bile kaybetmeyişi hoşuma gitti doğrusu.

 

3-    Evliya Camii ve Hasan-i Harakani Türbesi

Kaleiçi’nde yer alan bu camii, Lala Mustafa Paşa tarafından 1579 yılında bir Anadolu evliyası olan Hasan-i Harakani’ye türbe olarak yapılmış. Türbenin etrafında 21 adet mezar daha var. Bu mezarlardan biri, 1767 yılında Kars Beylerbeyi Kethuda Mehmet Paşa’ya ait Kars’taki tek kavuklu mezar.

4-    Kars Kalesi

1153 yılında yapılmış, şehrin kuzeyinde dik yamaçlı bir tepe üzerinde bulunuyor. Kaleyi 1386 yılında Timur yerle bir etmiş.

1579 yılında III.Murat’ın emriyle Lala Mustafa Paşa tarafından yeniden yapılmış.

Kalenin yeniden yapımında 100.000 asker kullanılmış.

Kale’nin uzunlugu Doğu-Batı istikametinde 250 metre, Kuzey-Güney istikametinde 90 metre, 220 burçtan oluşuyor.

1877-1878 Osmanlı Rus savaşından sonra 40 yıllık Rus işgalinde tahribatlara uğrayarak özelliğini yitirmiş.

Kaleye ilk girişte hemen sağ tarafta 12. yy’dan kalma Celal Baba Türbesi var. Celal Baba, 1239 yılında Moğollar’ın Kars Kalesi kuşatması sırasında şehit olmuş biri.

Bunun dışında kale içinde cephanelik, mescit, yeniçeri koğuşu, eski ve küçük bir top ve Kars’ın panoramik manzarasını seyredip soluklanacağınız otantik bir kafe var.

Kaleyi ziyaret ederken bir hayli acıkmıştım. Kafe de oturup bir gözleme bekleyecek zamanımızın olmadığını söyledi rehberimiz. Açlıktan baygınlık geçireceğim. Müşterilerine ikram ettiği kuruyemişten başka hiçbir şeyde yok hızlıca alınacak.  Bu durumda kafenin sahibi n’aptı dersiniz? Bir torbaya iki kase kadar kuruyemiş koyup bana verdi. Parasını da tüm ısrarlarıma rağmen almadı 🙂 Kars’ın cömert insanı ile bu şekilde tanışmış oldum.

Kale’den panoromik Kars manzarası

 

4-    Taş Köprü :

Kaleiçi mahallesi ile Suriçi mahallesini ayıran Kars Çayı’nın üzerinde III.Murat’ın emriyle Lala Mustafa Paşa tarafından 1579 yılında yapılmış üç gözlü bir köprü.

Zamanında sel baskınları sebebiyle yıkılmış ve 1725’de yeniden yapılmış. Köprünün ortasında durup çayın kenarını çevreleyen tarihi kubbe hamamlara bakmak ve fotoğraf çekmek çok keyifli bu noktada.

 

5-   Mazlum Ağa Hamamı : 18. yy yapısı olan bu hamama malesef giriş yok, harabe şeklinde duruyor; onarılsa muazzam bir yapı olacagı aşikar.

6-    Cuma Hamamı : Topçuoğlu Hamamı olarak da geçen bu hamam, 17. yüzyıl sonlarında Kars’a yapılan ilk büyük hamammış. Harabe şeklinde duruyor ne yazıkki.

7-    Muradiye Hamamı : 1774 tarihinde yapılmış Cuma Hamamı’nın tam karşısında bulunan ve çok şükür ki, günümüzde tadilat halinde olan bir hamam.

 

 

8-    Katerina Sarayı Oteli :  Rusların Kars’ı işgali sırasında 1877 yılında yapılan ve Kraliçe Katerina’nın oturduğu saray olan bu yapı günümüzde otel olarak kullanılıyor. Her ne kadar bu otelde kalamasam da; görmüş olmanın, nehir kenarına dizilmiş o nostaljik beyaz masalardan birine oturup doğanın ve atmosferin verdigi keyfi sonuna kadar içime çekmenin hazzını yaşamak tarifsizdi benim için. Otelin kapı önünde akordiyon çalan folklorik Kafkas iki elemanı ile, otelin misafirlerine şarap ikramı ayrıca bonus oldu.

 

9-    Namık Kemal Evi: Bu eve geliş nedenimiz aşık atışmalarını izlemekti.

Namık Kemal 1850’li yılların başında dedesi ile beraber Kars’a gelmiş ve yaklaşık 1,5 yıl boyunca bu evde yaşamış. Günümüzde bu ev; Kültür Merkezi olarak kullanılıyor. Aşık atışmalarını beklerken bir fotoğraf sergisi de vardı salonda.

Aşık atışmaları yarım saat kadar süren 3 aşığın sazlarıyla birbirlerine laf attığı şiirsel bir gösteri oldu. Odanın içindeki sıcacık odun sobası,  3 keyifli Anadolu aşığının atışması içimizi ısıttı.  Aşıkların gösterisi bittiğinde gönlümüzden ne geldiyse sazlarına taktık. İlginç bir deneyimdi benim için.

Evet, bugünlük bu kadar,

Bölüm 3’de görüşmek üzere…

Sevgiler,

 

Zu

Instagram @banabiyersoyle

Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: