Tuzla Yat Kulübü

Tuzla

Tuzla çok seçkin sayfiye semtlerimizden biriydi eskiden.

Hemen hemen bütün politikacıların yazlık evi vardı. Hiç apartman yoktu. Yazlıkların bahçesine bakmaya doyamazdınız. “Dikkat Köpek Var” yazılı demir kapılardan sarkan hanımelleri, mor salkımlar, yaseminlerle mis gibi kokardı sokakları.

Kırmızı sardunyalar, pembe mavi ortancalar, alev kırmızısı laleler, mis kokulu çam ağaçları, sarı mimozalar, manolyalarla dolu doluydu her yer. Tertemiz denizi, şifalı kaplıcalarıyla da cennetten bir köşeydi adeta bir zamanlar.

İstanbul kendi sebzelerini yerdi o yıllar. Yazlık evlerin arkası hep bostandı.

Tuzla bamyası ne kıymetli ne lezzetliydi. Tuzla’nın yerel halkı tarımcılıkla uğraşırdı. Sular çeşmeden içilebilirdi. Cam şişe damacana suyumuz vardı Taşdelen. O da İstanbul’da ancak su kesildiğinde alınan bir ihtiyaçtı aslında.

Tuzla Yat Kulübü

Sonra…

Bir ekolojik felaket yaşandı. Tuzla Deri Fabrikası tüm zehirli atıklarını denize salıverdi. Yoğun kirlilik başladı.

Mavilik küstü….

Balıklar azaldı… martılar gitti.

Yazlıklar terkedildi… tenhalaştı… sessizleşti bakımsızlaştı Tuzla.

Güzelim bostan sahipleri ürününü satacak kalabalık bulamadı.

Bahçeli evler, verimli bostanlar müteahhitlere kat karşılığı verildi. Şifalı kaplıcaların suyu kirlendi. Tuzla’da şifa kalmadı. Her yer apartman ve lüks sitelere büründü. O aklımda kalan güzelim evler, bahçeler albümlerde kaldı sadece.

Yıllardır gittiğim Tuzla Askeri Kampı‘nın plajina konan “Burada Denize Girmek Tehlikeli ve Yasaktır ” tabelası içimi burktu, Tuzla’dan elimi eteğimi çektim bende tamamen. Tuzla artık güzel çocukluk anılarımda kalan bir masal olmuştu. Bazen de köfte yemeğe gittiğim yer(di) taa ki bu yaza kadar!!!

Tuzla Yat Kulübü

Bu yaz öyle bir yer keşfettim ki; deminden beri anlattığım çocukluğumun Tuzla’sından ufak bir bölüm derin dondurucuya atılmış da, günümüze kadar orada muhafaza edilmiş ve bu sene de önüme servis edilmişti adeta. İşin enteresan yanı ise, Maltepe Belediye Başkanı’da orada yemekteydi. Demek ki politikacılar da yavaş yavaş Tuzla’ya geri dönüşe başlamış. 🤣

Çocukluk anılarımda saklı Tuzla’ya beni geri döndüren bu yer, Tuzla Yat Kulübü.

Derin dondurucudan çıkmış bir dilim düğün pastası gibi…

Ruhuma öyle iyi geldi ki!

⛵ Tuzla Yat Kulübü

– Üyelik gerekmiyor. Herkese açık bir yer.

– Bir restoranı var. Rezervasyon yaptırmanız gerekli.

Kumsalda da masaları var. Nerede yemek yemek isterseniz, rezervasyon sırasında belirtmeniz de fayda var. Ben iki sefer çat kapı rezervasyonsuz gittim, ikisinde de bir 10 dakikalık beklemeyle yer bulabildim.

– Akşam ambiansı çok romantik. Hande ve Barış’ın harika seslerinden ruhunuza iyi gelen şarkılar da dinleyebilirsiniz.

– Servise bakan personel oldukça nazik ve yardımcı.

✖Yalnızzzzz ….ben yemeklerinden malesef pek memnun kalmadım. İlk gidişim akşam yemeğiydi. Ortam ve ambians müthişti. İnanin kendimi Bodrum Gümüşlük’te gibi hissettirdi.

✖Seçtiğim mezeler gerçekten çok başarısızdı. Deniz börülcesi çok pişmiş çok tuzlu ve çok sarmısaklıydı.

➕Masamıza bakan arkadaşa söylediğimde oldukça ilgili davrandı. Özür dileyip yenisini hazırlattı. Ama gelende beni memnun etmedi pek!!!

✖Vişneli pazı sarmaya bi hevesle başladım. Yok o da başarılı değildi.

✔Masamıza bakan arkadaşın tavsiyesiyle aldığım karidesli börek güzeldi.

❗Fiyatlar oldukça yüksek olmasına karşın mutfaktaki şefin elinden çıkan çoğu şeyi beğenmedim ben❗

❌Yemek olayında hem şeflik hem de lezzet kusurları var.

Denize girmek hala tehlikeli Tuzla’da. Dize kadar girmenize müsade var ama.

Şezlong olayı yok.

Yanınızda havlu olursa yere serip güneşlenme şansınız olabilir. Ben oradayken bir iki kişi kumsala havlusunu sermiş güneşleniyordu.

Teşekkürler Tuzla Yat Kulübü

Zu – Denizi özledi.

Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe

2 Comments

  1. Volking Ocak 23, 2018
    • Wanderlust Zu Ocak 30, 2018

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: