Kadıköy Altıyol : Boğa heykelinin inanılmaz taşınma öyküsü

Geçen gün mahalle bakkalından alışveriş ederken bakkalın sahibi İsmail abi, “Eylül ayının edebiyat dergilerinden Bavul geldi, onu da ilave ediyorum” dedi.

Bavul dergisi’nin bu yayım politikasını çok seviyorum. Diğer edebiyat dergilerinden hep daha önce dağıtıma çıkıyor. Genelde her ayın 25’i’ 26’sı elime geçtiği için, ilk okuduğum dergi hep Bavul oluyor.

Eve gelip Bavul’u poşetinden çıkardığımda ocakta da pişen yemeğim vardı. Balkona geçip dergiyi okumaya başladım…

Emre Kongar’ın sayfasında Haydarpaşa İngiliz Mezarlığı işlenmişti. Mezarlığın içinde Kraliçe Victoria tarafından yaptırılan bir anıt ilgimi çekti. Google’dan daha detaylı arama yaparken beni benden alan bir blogla karşılaştım:

atılgan blog !

Blog’da birbirinden ilginç kent öyküleri vardı. Yazarın dilini öyle beğendim ki, Aydın Boysan tadı almaya başladım.

Blog’da ne varsa tek tek tüm başlıkları tıklayıp okumaya geçtim. Bu sırada ocakta pişen yemeği de tamamen unutmuşum. Tencerenin dibi tutarken, Kadıköy Altıyol’daki boğa heykelinin bugüne kadar hiç duymadığım taşınma hikayesini okuyordum :)))

1987 yılı. Osman Hızlan Belediye Başkanıdır. Kendisi eski Kadıköylü olduğu için ilçede lakaplarıyla tanıdığı birçok arkadaşı vardır.

Güngör Önemli, Kadıköy’ün zengin ailelerindendir. Lakabı Öküz’dür. Altıyol’da Vişne Sokaktan İskeleye inerken caddenin sağ tarafındaki binaların çoğu Onun ailesine aittir. Kendisi kamyonculuk yapar.

Kadıköy Belediyesine taahhüt işi yapan Yapı Merkezine kamyonlarıyla taş taşıma işi yapmaktadır.

Yapı Merkezi taşeronlarına ödemelerini senetle yapar. 

Güngör Önemli’nin nakit ihtiyacı oluşmuştur. O ayki ödemeyi senet yerine nakit alırsa rahatlayacaktır. Osman Hızlan’a bu konuda yardımcı olması için rica eder. Osman Bey Yapı Merkezi sahibi Ersin Arıoğlu’na telefon ederek durumu anlatır. Ersin Bey de ‘Olur’ der.

Ödeme günü Güngör Önemli şirketin muhasebe servisine gider. Oradakilerin konudan haberi yoktur. Kendisi de bir şey söylemez. Dolayısıyla yine Ona senet verirler. Güngör Bey senetleri faizle tefeciye kırdırır. Tefeci, senetlerin sağlamlığını araştırmak için Yapı Merkezine telefon eder. Konuyu geç fark eden yetkililer ‘O senetleri yanlışlıkla vermişiz. Getirin, nakit verelim.’ Derler. Tefeci, Yapı Merkezine senetleri götürerek nakit parayı alır. Yani hem Güngör Beyden faiz almış hem de senetleri hemen tahsil etmiş olur. 

***
Bu satırları yazan beyefendinin adı Arif Atılgan. Mimar. Aynı zamanda kent öyküleri yazıyor. Yayımlanmış iki kitabı var: Yeldeğirmeni ve Haydarpaşa. İkisini de aldım. Kadıköy kitabı da yakın zamanda çıkacakmış.
En büyük hayallerimden biridir kent yazarlığı. Bunun için yaş ve tecrübe çok önemlidir. Mesela Aydın Boysan ve Hıfzı Topuz, İstanbul’u 60 yaşlarından sonra yazmaya başlamışlardı. Bu değerli iki İstanbullu’yu ve de şimdi Arif Atılgan’ı, ilham gücüm olarak önüme aldım ben…
Gelecekte bir gün İstanbul’u kendi aldığım tatla bende anlatmak istiyorum. Geçen gün bir büyüğümle konuşurken “zaten anlatıyorsun ya bloğunda” dedi.
*Farkında olmadan anlatmaya başlamışım demek :)))
Hatırlarsanız Arif Atılgan beyefendi’den bir iki gün önce de “paylaştığım Ejderha ve Güller Haydarpaşa” yazımda bahsetmiştim.
*Yazıyı okumak isterseniz klik klik
Arif Atılgan’ın Kadıköy Altıyol Boğa Heykeli yazısını okumak isterseniz klik klik
Evettt Ağustos da bitti. Yazdan güze kayıyor şimdi mevsim. Bakalım Eylül de hangi güzel tesadüfler bekliyor olacak beni!
Fora Eylül!
:)))
Hepinize sevgiler…
Zuhal Floria x
Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: